Esenyurt böcek ,haşere,fare,pire,ilaçlama

Esenyurt böcek ,haşere,fare,pire,ilaçlama

DİKKAT  BİZİMLE  GÖRÜŞMEDEN  İLAÇLAMA  YAPTIRMAYINIZ  ÇAĞRI   HATIIMIZ   7/24  HİZMETİNİZDEYİZ.furkan haşere

Böcek ilaçlama :  büyük  aynı zamanda hızla gelişmekte olan istanbulun gözde semti haline gelmiş bir ilçe,Genel olarakBahçelievler,bakırköy,kagıthane,merter,bayrampaşa,bağcılar,bahçelievler,zeytinburnu olmak üzere birçok bölgeden göç almak  ve çevre ilçeleri böcek ilaçlama hizmeti veren firmamız,Böcek ilaçlama firmaları arasında en hızlı ve en yakın ilaçlama firması olarak istediginiz saatlerde ilaçlama hizmeti verebilmektedir. Böcek ilaçlama firması olarak kokulu ilaçlama,kokusuz ilaçlama,jel ilaçlama ve kemirgen ilaçlama hizmeti vermekteyiz.Genel olarak ilaçlamakta oldugumuz böcek türleri :

  • Çıyan, akrep, örümcek, kene, pire, Alman hamam böceği, sıçan, kertenkele, kırkayak, akar, salyangoz, çekirge, güve, eşek arısı
  • Sivrisinek, tespih böceği, kulağakaçan böceği, karafatma, mite, gümüş böceği, yaban arısı, lağım faresi, çatı faresi, Tahtakurdu, bit, hamam böceği, kalorifer böceği
  • Fındık faresi, pamuk faresi, ev faresi karınca, yılan, mayt, halı böceği, uyuz böceği, tahtakurusu, sinek, kakalak, tatarcık, ağaç kurdu gibi birçok böceği ilaçlamaktayız.

İlaçlama Alanlarımız ve fıyatlarımız : Ev ,işyerleri,Oteller,Okullar,Devlet Daireleri,Lokanta ve Restaurantlar,Kafe ve Barlar,Fabrikalar,Bakkal ve Marketler,Her Türlü Depolar,Ofis ve İşhanları,Bahçe ve Açık Alanlar,Gemiler ve Tekneler

İlaçlama hizmetleri genel olarak her ortamda aynı olmasına karşın zaman zaman ilaçlamanın yapılacağı ortamlara göre verilecek hizmetler değişkenlik gösterebilmekte ve farklı yöntemler kullanılmaktadır.

İlaçlama fıyatlarımız mesafe ve yapılacak yerin metrekarelerine göre degişiklik gösterebilmektedir.İstanbul avrupa yakasında ve anadolunun metrobüs düzergahına yakın bölgelerinde hizmet vermekteyiz.

  1. Esenyurt jel ilaçlama fıyatları  40 Tl den  başlamaktadır.esenyurt ev ilaçlama-ilaçlama-istanbul
  2. Beylikdüzü jel ilaçlama fıyatları  50t l den başlamaktadır.
  3. Avcılar jel ilaçlama fıyatları  50 tl den başlamaktadır.
  4. Bahçeşehir ilaçlama fıyatları 50 tl den başlamaktadır.
  5. Büyükçekmece ilaçlama fıyatları 50 tl den başlamaktadır.
  6. Silivri ilaçlama fıyatları 60 Tl den başlamaktadır.
  7. Hadımköy ilaçlama fıyatları 50 tl den başlamaktadır.
  8. Arnavutköy ilaçlama fıyatları 60 tl den başlamaktadır.
  9. Çatalca ilaçlama fıyatları 60 tl den başlamaktadır.

Tüm fıyat ve ayrıntılı bilgi için bizi arayın .

 kokulu ilaçlama :

ev ilaçlama :Kokulu  ilaçlama  yöntemi  günümüzde  kullanımı  azalmakla birlikte  eski  bir  yöntem  oldugu için  birçok  müşterimizin  tercihidir. Bu esnada kullanılan  ilaç  sağlık  bakanlıgı  onaylı  olmalıdır  ve  ilaçlama  esnasında  evde  insan  ve  canlı  balık  , kuş  ve  bağzı  otantik  bitkiler    (not:birçok bitki ilaçtan etkilenmemektedir ama biz tedbir amaçlı uyarıda bulunmaktayız )   olmak   üzere   yaşamsal  bir canlı olma özelligini  koruyan  hiçbirşey  bulunmamalıdır.ilaçlama  yapılmadan  önce  ağzı  açık  veya  hava  alan  gıda  maddeleri  tedbirli  bir  şekilde  bölgeden  uzaklaştırılmalı yada  hava  almayacak  bir  şekilde  ilacın  temasından  uzak  duracak bir  materyale  konulmalıdır . ilaçlama  işleminden sonra  yaklaşık  – 2 -5  saat  aralıgında  eve  girilmemeli  bunu  böceklerin  yogunluguna  göre  ilaçlama  yapan,  uzman personel  tarafından karar vermekte ve siz müşterilerimizi bilgilemdirmektedir..

İlaçlamadan sonra ev temizligi nasıl yapılmalıdır : İlaçlama  yapılan  alanlar  deterjan  gibi  temizlik malzemesiyle  özenle  temizlenir , yerler  silinir ,bardak,tabak , kaşık , tencere  vb.. ürünler dikkatle yıkanır yıkanmadan içerisinde  gıda maddesi  tüketilmemelidir .Salık açısından hijyenik bir temizlik yapılması tavsiye edilir.

Evde çocuk varsa : İlaçlama  yapılan  evde  çocuk  varsa  ev  temizlenip  kokudan  arındırıldıktan  sonra  çocuk  ve  bebeklerin  kullandıgı  veya  ulaştıgı  ürünler , oyuncaklar  mümkünse kullandırılmamalı  yada  çok titiz bir şekilde  deterjanla  yıkanmalıdır.

İlaçlama bitim  süresi : Geçince eve gelen bireylerden astım,bronşit,nefes darlıgı  ve buna benzer nefes alma verme sıkıntısı çeken solunum yolu raharsızlıgı olan   bireyler evin temizligi bitince ve ilacın etkisinin tamamen geçtigini anlayana kadar içeri girmemeleri tavsiye edilir bu konuda firmamız tarafından uyarıda bulunulur ve nezaman girecekleri hususunda bilgi verilir.

Kokusuz ilaçlama: kokusuz  ilaçlama  esnasında  evinizden  çıkmanıza  gerek  duyulmamakta  ilaçlama  yapıldıktan sonra   uzamnların size söyledigi  süre  zarfından  sonra  temizliginizi yapmanız yeterli olmakta.NOT: kokusuz ilaçlama esnasında astım,bronşit,nefes darlıgı ve bu benzeri hastalar kısa bir müddet evden çıkarılmaktadır.

Jel  ilaçlama  kokusuz ilaçlama : jel  kokusuz  ilaçlama  yapılma  esnasında  ev  sahipleri  günlük  ev  işleri  ve faliyetlerine  aynı  şekilde devam  edebilmektedir  jel  ilaçlama kokusuz  ve  temizlik  gerektirmeyen  bir  ilaçlama yöntemidir.

Fare ilaçlama ( kemirgen ilaçlama ) : Fare ilaçlamada tecrübeliimages (3) personelimizle insan ve hayvan sağlıgına zarar vermeden kokusuz bir şekilde  ev  ve işyerlerinizi ilaçlamaktayız.İstasyon kurularak yapılan fare ilaçlamada en kısa sürede kemirgenlerden sizleri kurtarıyoruz.

————————————————————————————–

işyeri ilaçlama : İş yeri ilaçlamarı ev ilaçlamaları gibi hasas olması gereken yerlerdir.iş yerleri insan yogunlugunun çok oldugu ve ilaçlama yapılacak alanların iyi tespit analiz edilmesi gerekmektedir bizler işyerlerini 2 alanda degerlendirdik bunlar gıda maddesinin üretim veya tükeim yapılan işyerleri ve üretim tüketim yapılmayan işyerleri olarak sınıflandımış bulunmaktayız.

İşyeri ilaçlama ( Gıda üretim ve tüketimin oldugu işletmeler ) : Lokanta,catering,fırın,kebapçı,kasap,restaurant,balıkçı,çiğköfteci,dondurma,tatlı,yemekhane gibi tüketim yapan vemisküvi,çikolata,makarna,un,şeker fabrikaları gibi üretim yapan işyerlerinin gıda ve insan sağlıgı açısından ilaçlama yönteleri çok dikkatli ve profesyönelce olması gerekmektedir.Bu hususta kullandıgımız ilaçlar sağlık bakanlıgı onaylı olup kokusuz olmaktadır.işyerinde çalışan personele ve üretilen imalattaki malların gıdaların zarar görememesi halk sağlıgına,zarar vermemesi tek gayemiz olup bu sorumlulugu almaktan kaçınmamaktayız kendimize olan güvenimiz ve iş ahlakımızla gıda üretimi,tüketimi olan her işyerine ilaçlama hizmetini sunmaktayız.

İşyeri ilaçlama ( Gıdanın bulunmadıgı giyim,eşya,sanayi,sektörleri ilaçlama ) : İşyeri ilaçlamalarında esas alınan ilaçlama işlemleri işyerinin alanına göre belirlenmektedir,eger işyeri gıda üretimi yapılmıyorsa ,kokulu ilaçlama tercih edilir.İşyerinin ilaçlama ihtiyacına göre kokulu veya kokusuz ilaçlama yapılacagı iş sorumlusu ile istişare edilerek önerilerimize göre belirler ve ilaçlama yapmaktayız bu ilaçlama hizmetinde kokulu,kokusuz,jel veya kemirgen ilaçlama olabilmektedir.Ayrıntılı bilgi için bizlere ulaşabilirsiniz: 0212 689 05 72 -0546 865 15 73

———————————————————————————————————————————

BÖCEK İLAÇLAMA YÖNTEMLERİ

260px-Insect_collage

Haşere  ilaçlama  servisimiz   işyerlerini , ev , villa , apartman dairesi , bina ,fabrika , ofis , kreş , lokanta , restaurant , otel , gemi , tekne , otobüs , binibüs , uçak ,  catering  , bodrum , çatı , dernek , kilinik  ,  hastane , okul , park , bahçe  gibi  mekanlarınızı ve hamam böceği , kene , pire , sinek , faregibi haşerelerin yuva kurdugu barındıgı tüm ortamları ilaçlama yapmaktayız  .

kamu kuruluşları gibi kapalı alanlar ile yaşam alanımıza dahil edilen tüm dış mekanlarınböcek, sinek, fare, yılan vb. haşerelerden evlerimizden temizlenmesi adına faaliyet gösteren servislerdir. İlaçlama firmaları sayesinde haşerelerin neden oldukları zehirlenme ve salgın hastalıklardan korunmak mümkündür. Sadece insanların bireysel sağlığı değil kullandıkları eşyaların, tükettikleri besinlerin ya da ürettikleri tarım ürünlerinin korunması için de ilaçlama firmaları tarafından ilaçlama yapılması gerekmektedir. Böcek ilaçlama firmaları tarafından ilaçlama yaptırılmadan önce ilgili kişi ya da kuruluşun

Sağlık Bakanlığından ilaçlama izin belgesi almış olmasına dikkat edilmelidir. 2005 yılında Sağlık Bakanlığı’nın çıkardığı yönetmelik sonrasında tüm böcek ilaçlama servisleri için bu onay zaruri kılınmıştır. Bu yönetmeliğine göre ilaçlama firmaları Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı ilaçları kullanmakla durumundadır. Bu yönetmelik zararlı kimyasalların ilaçlama sırasında kullanılmasını engelleyerek halkın sağlığını tehlikeye sokacak bir işlem yapılmasını engellemek amacıyla çıkarılmıştır. Bu nedenle yasal olmayan şekilde faaliyet sürdüren haşere ilaçlama servisleri mutlaka bakanlığa ihbar edilmelidir. Haşere ilaçlama servisleri ilaçlama sırasında dört ayrı bileşen kullanırlar.

İnsektisit ilaçlar: Hamam böceği vb. haşereler ile mücadele de kullanılır.

Rodentisit ilaçlar: Fare, sıçan vb. kemirgenler ile mücadele de kullanılır.

Mollusisit ilaçlar: Salyangoz, sümüklü böcek gibi yumuşakçalar ile mücadele de kullanılır.

Repellent ilaçlar: Öldürülmenin dışında zararlıları ortamdan kaçırmak için kullanılır. Örnek olarak bazı zararlı kuş türlerin ya da pireler verilebilir.
Genel olarak kemirgen, kanatlı ve yürüyen olarak sınıflandırılan haşerelerin ilaçlanma uygulaması da yine üç gruba ayrılmaktadır. Bunlar jel ilaçlama, kokulu ilaçlama bir de kokusuz ilaçlamadır. Haşere ilaçlama servisleri tarafından kullanılan değişik ilaçların ve ilaçlama yöntemlerinin ilaçlama fiyatları üzerinde de etkisi bulunmaktadır.

Hamam böceklerini tanıyalım : 

Hamam böcekleri 6 farklı familyada yaklaşık 4.500 tür bulunmaktadır. Hamam böcekleri, 2.000 metreden daha yüksek yerler ve kutup bölgeleri dışında, dünyanın her yanında bulunurlar. Çoğu hamamböceği hepçildir. Çok farklı ortamlara adapte olup yaşayabilir, fakat en çok bina içlerinde nemli ve ılık ortamları tercih eder.

Salgıladıkları feromonlar ve bıraktıkları dışkıları vasıtasıyla diğer hamam böceklerine su ve besin kaynakları ile yuvalarının yerini işaret ederler. Dokunsal ve kimyasal iletişim kurarlar.

Gelişmiş bir sürü davranışı sergilerler. Yapılan bir çalışmada 50 adet hamam böceği birbiriyle bağlantılı 3 adet 40 böcek kapasiteli odacıklara bırakılmıştır. Bir süre sonra böcekler 2 odaya 25’er adet olarak yerleşip 3. odayı boş bırakmışlardır. Odacıkların kapasitesi 50’nin üzerine çıkarıldığında tüm böcekler tek bir odaya toplanıp diğerlerini boş bırakmışlardır. Dengeli bir rekabet ve dayanışma içinde olabildikleri gözlenmiştir.

Yaklaşık 300 milyon yıldır dünya üzerinde yaşamaktadır.

Bazı türleri hiçbir şey yemeden 1 ay aktif yaşayabilir ve sadece posta pulu arkasındaki zamkla beslenerek hayatta kalabilir. Su altında yarım saate kadar boğulmadan yaşayabildikleri görülmüştür. İnsana kıyasla radyasyona 6 ile 15 kat daha dayanıklıdırlar. Bir hamam böceği, kafası olmadan iki hafta yaşayabilir çünkü beyinleri ayaklarındadır fakat başsız bir hamam böceği açlıktan ölecektir.

Bunlar aslında parazit değildir. Fakat çeşitli hastalık etkenlerini mekanik taşıyıcılık veya arakonaklık yaparlar. Hamam böcekleri, kolera, tifo, verem, basilinin,kistlerinin yayılmasında mekanik taşıyıcı olarak rol oynar.

Kontrolü güçtür. Çünkü çok çabuk ürerler. Kontrolde üç noktaya dikkat edilmelidir.Bunların gizlendikleri duvar çatlakları ve benzeri yerler tıkanır.Çöp ve gıda açıkta bırakılmaz. Gıda artıkları temizlenir..Kontrolde en pratik yol ilaç kullanmaktır. Bu amaca kalıcı etkili ilaçların bunların saklandıkları yerlere püskürtülerek uygulanması gerekir. Fakat yumurtalardan yeni çıkacakları öldürmek için ilaç 2 ay sonra tekrarlanmalıdır. Bunlarla mücadelede ilaçlı yem tuzakları da kullanılmaktadır.

———————————————————————————-

hamam böceği jel ilaçlama

1. SIVI İLAÇLAMA

• Sıvı haşere ilaçları, böcek ve fare ilaçlama uygulamalarında en sık kullanılan yöntemdir.

• Sıvı ilaçlar; hamam böceği, fare, pire, tahta kurdu, sivrisinek gibi tüm haşere ve kemirgen türleri için kullanılabildiği gibi, son derece etkili sonuç verir.

• Kokulu ve kokusuz şekilde yapılabilen sıvı ilaçlama için, ortam şartları büyük önem teşkil eder. Fırın, restoran, kafe gibi alanlarda, kokusuz ilaçlama daha sık yapıldığı gibi; ev, ofis, iş yeri gibi alanlarda kokulu ilaçlar daha sık kullanılır.

• Kokusuz sıvı ilaçlama, fareler üzerinde çok ağır etkisi olamamsıyla beraber bağzı fare türlerinin üstünde etki göstermektedir.

• Sıvı ilaçlar ile yapılan haşere ilaçlama uygulamaları, insan sağlığı açısından sorunlar oluşturabilir. Bu nedenle profesyonel böcek ilaçlama şirketleri tarafından hizmet almak şarttır.

• Sağlık Bakanlığı onayı taşımayan ilaçlama firmaları tarafından sıvı ilaçlar ile yapılan haşere mücadelesi hizmeti almak, son derece tehlikeli olacağı gibi, haşereler karşısında da etkili bir sonuç sağlamayacaktır. Bu nedenle kaliteli ve tecrübeli firmaların tercih edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

2. JEL İLAÇLAMA

• Jel ilaçlama, yalnızca kalorifer böceği, alman hamam böceği, kakalak ve kara fatma gibi hamam böceği türleri üzerinde etkili olan bir böcek ilaçlama türüdür.

• Jel uygulamalarda, ortamın şartları ile haşere yoğunluğu da büyük önem arz eder.

• Haşerelerin sık görüldüğü alanlarda uygulanan bu işlem için, profesyonellik şarttır. Bu nedenle tecrübeli haşere ilaçlama firmaları tarafından hizmet almak büyük önem teşkil etmektedir.

Bina ve Site İlaçlama

İlaçlama yapılacak alanın ilaçlama teknisyenlerimiz tarafından ilaçlama öncesinde keşfinin yapılması ilaçlama sonucunda alınacak verimi maksimum seviyeye taşımaktadır. Keşif esnasında bina ve site ilaçlamayapılacak alan kapsamlı bir taramadan geçirilmektedir. Keşif yapacak kişinin yeterli eğitime sahip olması çok önemlidir. Evinizde binanızda ön inceleme yapacak servis sorumlusu, evinizi istila edebilecek sayısız haşereyi tanımlamak konusunda eğitilmiş ve onları bulmak için nereye bakması gerektiğini bilen bir profesyonel olmalıdır.

Unutmayınız ki binanızda nereye bakacağınızı bilmeden yüzeysel yapılan bir tarama ilaçlama yapacak personelin yanlış ilaç kullanmasına sebebiyet verecektir. Hamam böceği ilaçlama, kalorifer böcekleri, pire, tahta kuruları, fareler, sıçanlar vb. haşere ve kemirgenler binalarımızın başta gelen sorunlarındandır. Apartmanlardaçatılar, bodrumlar, merdiven boşlukları, havalandırmalar vb. alanlar haşere vekemirgenlerin en çok yerleştikleri ve üredikleri alanlardır.

Unutmayınız ki Sitenizde ya da apartman da bulunan haşere, böcek vekemirgenlerin evlerimize girmeleri ise kaçınılamazdır. Birçok hastalığın taşıyıcısı olmalarının yanı sıra aynı zamanda kişiler üzerinde psikolojik etkilerin oluşmasına da neden oldukları bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ev ilaçlama ve siteniz ile ilgili alınması gerekli önlemler paket, verilecek hizmet ve garanti detayları karşılıklı görüşülerek kararlaştırılır. Site içerisindeki konutların İhtiyacına, sağlığınıza ve çevrenize uygun ilaçların belirlenmesi ve doğru ekipmanların kullanılması hayati önem taşımaktadır.

Konut ilaçlama esnasında size rahatsızlık vermeyecek günlük yaşantınız kesintiye uğratmayacak şekilde hizmet vermek temel ilkemizdir.  Haşere ilaçlama servisi ilaçlama öncesinde gerekli tüm önlemleri almakta ilaçlama sonrasında periyodik kontrollerini yapmaktadır. Yapılan periyodik kontroller sayesinde haşereler yayılmadan kontrolleri sağlanmakta, siz değerli müşterilerimizin haşeresiz bir yaşam sürmesi sağlanmaktadır.

Lokanta ve Kafe İlaçlama

Lokanta, Cafe, Pastane, Fırın İlaçlama

Lokanta,cafe, pastane, fırın gibi gıda sektöründe hizmet veren işletmeler yapısal olarak haşerelerin en sık görüldüğü alanlardır. Tarım Bakanlığı tarafından Resmi Gazetede yayımlanan 30 Mart 2005 tarih ve 25771 sayılı Gıda ve Gıda ile teması bulunan madde ve malzemelerin piyasa gözetimi, kontrolü ve denetimi ile iş yeri sorumluklarına dair yönetmelik gereğince ; Gıda sektöründe hizmet veren kuruluşların düzenli olarak haşere ile mücadele ve kontrol işlemlerinin ruhsatlı ilaçlama firmalarına yaptırılması öngörülmektedir.

Lokanta, pastane, fırın gibi işletmeler haşereler ile bireysel mücadele etmek kesin çözüm getirmediği gibi yetersiz ve bilinçsizce yapılan ilaçlamalar haşere ve kemirgenlerin ilaçlara karşı bağışıklık kazanmasını da sağlamaktadır.

Unutulmamalıdır ki ;

Haşerelerden kurtulmak amacı ile bilinçsizce yapılan ilaçlamalar sonucunda telafisi olmaya zararlara uğramak mümkündür. Kullanılan kimyasallar ve kimyasalları uygulayanlar mutlaka bu sorumluluğun bilincinde olmalıdır. Gıda sektörlerinde ilaçlanacak alanın yapısına ve haşere türüne göre ön fizibilite çalışmasının yapılması ve buna uygun ilaç ve ekipman seçimi yapılmalıdır. Bilinçsizce yapılan ilaçlamalar zaman ve para kaybına yol açtığı gibi denetimler sonucunda karşılaşılan maddi ve kapama cezalarını engellemek amacı ile Haşere Danışma merkezimizi arayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Otel ve Pansiyon İlaçlama

Otel ve pansiyon gibi mekanlar sürekli ve değişken konaklama mekanları oldukları için haşere ve kemirgenlerin üremesi açısından oldukça uygun alanlardır. Otel ve pansiyonlardaki gıda artıklarının fazlalığı haşerelerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için yeterli besini zorlanmadan bulmalarını sağlar.

Otel ve pansiyonlarda haşerelerin büyük sağlık sorunlarına yol açabildikleri gözlemlenmiştir. Otel ve pansiyonlarda var olan haşereler bulaşıcı hastalıkların hızla yayılmasında, gerekse de gıda zehirlenmelerinde önemli bir rol oynadıkları içinotel ve pansiyon gibi toplu yaşam alanlarının periyodik olarak ilaçlama yapılması ve dezenfekte edilmesi gerekmektedir.

Otel ilaçlaması yapılmadan mutlak suretle ön keşif yapılması ve fizibilite çalışmasının yapılması gerekmektedir. Toplu yaşam alanlarında ilaçlama ve ekipman seçimi gerek binanın gerekse var olan haşerenin yapısına türüne göre değişiklik göstermektedir. Otel ve Pansiyonlarda Ön fizibilite çalışması ve ayrıntılı rapor dökümü olmadan ilaçlama yapılması var olan sorunu çözmekten daha çok yeni sorunların oluşmasında etken olduğu belirlenmiştir. Haşere danışma merkezimizi arayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Market ve Bakkal İlaçlama

Bakkallar ve marketler  olarak  gıda ve ihtiyaç maddelerinin temin edildiği ve satıldığı alanlardır. Açık ya da ambalajlı olsun bu maddeler sürekli olarak dış etkenlere maruz kalabilmektedir. Birçok farklı kategorideki bu ürünler özellikle kemirgen ve haşereleri çekebilmektedir. Ayrıca gıda maddelerinin çok fazla sayıda olması bu alanların dezenfekte edilmiş ve hijyenik koşulların sağlanmış olmasını gerektirmektedir. Bu sebeple bakkal ve marketlerin düzenli olarak ilaçlama ve dezenfekte işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Ayrıntılı bilgi için Haşere danışma servisini arayınız.

Köşk ve Villa İlaçlama

Villalarda haşere kontrolü diğer yapılara göre daha güçtür.Çünkü çoğu villada bahçe , yeşillik alan vs. gibi açık alanlar mevcuttur.Bu açık alanlar haşerelerin yuvalanması ve yaşamlarını sürdürmeleri için en uygun yerlerdir.Bu tür haşereler daha çok insan artıkları ile beslendikleri için bina içine girmeleri kaçınılmazdır.Bilindiği gibi haşere ve kemirgenler birçok mikrop taşıdıkları için insan sağlığını tehdit etmektedirler.

Villa ilaçlamaları bu nedenler göz önünde bulundurularak daha dikkatli bir çalışma gerektirir. Profesyonel olmayan, tamamen ezbere dayalı ve yetkisiz kişiler tarafından yapılan ilaçlamalar sorununu çözmek yerine dahada içinden çıkılmaz bir hale sokabilir. Ayrıntılı bilgi için Haşere danışma servisini arayınız.

İşyeri İlaçlama

İş hanları birçok farklı meslek gruplarının faaliyetlerini birlikte sürdürdüğü ortak kullanım alanlarıdır. Üretimden satışa zamanımızın büyük kısmını geçirdiğimiz   çeşitli aktivitelerin yoğun olarak yapıldığı bu alanlarda haşere kontrol ve dezenfekte işlemleri maalesef gözden kaçabilmekte ve dolayısıyla bütün iş kollarını etkileyebilmektedir. Bir çok farklı firma yada iş kollarının bulunması sebebiyle bireysel olarak han içinde bulunan tek bir işyerinin ilaçlanması sorunu çözmekte yeterli sonuçları verememektedir. Haşere sorunundan kurtulabilmek için özellikle birlikte karar alınmalı ve iş hanının bütün ortak kullanım alanlarının da ilaçlanması sağlanmalıdır. Bu şekilde yapılan uygulamalar kesin etkili olduğu gibi aynı zamanda çok daha ekonomik bir hizmet alınması da gerçekleşmiş olur. Ayrıntılı bilgi için Haşere danışma servisini arayınız.

Fırın ve Pastane İlaçlama

Fırın ve pastane gibi gıda sektörleri  haşerelerin en sık görüldüğü alanlardır. Özellikle gıda üretiminin yapıldığı alanlarda %100 hijyenik ortam sağlanma zorunluluğuna dikkat edilmelidir. Unutulmamalıdır ki gıda gibi ciddi bir sektörde ilaçlama yapmak çok fazla uzmanlık gerektirmektedir. Zararlılardan kurtulurken çok daha fazla zararla karşılaşmak ve maddi kayıplara uğramak mümkündür. Kullanılan kimyasallar ve kimyasalları uygulayanlar bu sorumluluğun bilincinde olmalıdır. Fırın ve Pastanelerin Tarım Bakanlığının 30 Mart 2005 tarih ve 25771 sayılı kanun hükmü gereğince periyodik bakım yaptırmaları gerekmektedir. Ayrıntılı bilgi almak için Haşere ilaçlama şirketi danışma hattından ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Mağaza İlaçlama

Alışveriş hepimiz için sosyal hayatın önemli bir gereksinimidir. Bir çok ortak kullanım alanında olduğu gibi alışveriş merkezleri ve mağazalarda da hijyeni sağlamak çok önemlidir. Bir çok insanın toplu kullanımında olan bu alanlar sürekli olarak kirlenebilmektedir. Günümüzde öyle mağazalar vardır ki içerisindeki insana yoğunluğu bir toplu taşıma aracını aratmayacak niteliktedir. Durum böyle olunca da ister istemez sağlık koşullarında istenilen düzey yakalanamamaktadır. İstanbul gibi metropol bir şehir düşünüldüğünde durum çok daha ehemmiyet göstermektedir. Özellikle salgın hastalıkların ve gribal enfeksiyonları önlenmesi adına alışveriş merkezleri ve mağazaların periyodik olarak dezenfekte edilmesi; yine haşere ve kemirgenlere karşı da ilaçlama uygulamaları yapılmalıdır. Ayrıntılı bilgi için Haşere danışma servisini arayınız.

İlaçlama İşlemi Evinizin ve İşyerinizin Sağlıklı Bir Yaşam Alanına Dönüşmesi İçin Çok Önemlidir.

İlaçlama İşleminin Tüm Gelişmiş Ülkelerde Olduğu Gibi Ülkemizdede Önemi Anlaşılmalıdır.

Çok Küçük Bütçeler İle Yaşayabileceğiniz Önemli   sağlık sorunlarını önleyebilirsiniz.

aşere ilaçlama servisleri evlerimiz, ofislerimiz, hastane, okul vb. kamu kuruluşları gibi kapalı alanlar ile yaşam alanımıza dahil edilen tüm dış mekanların böcek, sinek, fare, yılan vb. haşerelerden evlerimizden temizlenmesi adına faaliyet gösteren servislerdir. İlaçlama firmaları sayesinde haşerelerin neden oldukları zehirlenme ve salgın hastalıklardan korunmak mümkündür. Sadece insanların bireysel sağlığı değil kullandıkları eşyaların, tükettikleri besinlerin ya da ürettikleri tarım ürünlerinin korunması için de ilaçlama firmaları tarafından ilaçlama yapılması gerekmektedir.

images

Böcek ilaçlama firmaları tarafından ilaçlama yaptırılmadan önce ilgili kişi ya da kuruluşun Sağlık Bakanlığından ilaçlama izin belgesi almış olmasına dikkat edilmelidir. 2005 yılında Sağlık Bakanlığı’nın çıkardığı yönetmelik sonrasında tüm böcek ilaçlama servisleri için bu onay zaruri kılınmıştır.

Bu yönetmeliğine göre ilaçlama firmaları Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı ilaçları kullanmakla durumundadır. Bu yönetmelik zararlı kimyasalların ilaçlama sırasında kullanılmasını engelleyerek halkın sağlığını tehlikeye sokacak bir işlemyapılmasını engellemek amacıyla çıkarılmıştır. Bu nedenle yasal olmayan şekilde faaliyet sürdüren haşere ilaçlama servisleri mutlaka bakanlığa ihbar edilmelidir.

kalorifer-bocegi-nasil-yok-edilir

İlaçlama alanında firmamızın sizlere sunmuş oldugu ilaçlama yöntemleri ve ilaçlama esnasında alınacak önlem ve tedbirler.

Kokulu ilaçlama : Kokulu  ilaçlama  yöntemi  günümüzde  kullanımı  azalmakla birlikte  eski  bir  yöntem  oldugu için  birçok  müşterimizin  tercihidir. Bu esnada kullanılan  ilaç  sağlık  bakanlıgı  onaylı  olmalıdır  ve  ilaçlama  esnasında  evde  insan  ve  canlı  balık  , kuş  ve  bağzı  otantik  bitkiler    (not:birçok bitki ilaçtan etkilenmemektedir ama biz tedbir amaçlı uyarıda bulunmaktayız )   olmak   üzere   yaşamsal  bir canlı olma özelligini  koruyan  hiçbirşey  bulunmamalıdır.

ilaçlama  yapılmadan  önce  ağzı  açık  veya  hava  alan  gıda  maddeleri  tedbirli  bir  şekilde  bölgeden  uzaklaştırılmalı yada  hava  almayacak  bir  şekilde  ilacın  temasından  uzak  duracak bir  materyale  konulmalıdır . ilaçlama  işleminden sonra  yaklaşık  – 2 -5  saat  aralıgında  eve  girilmemeli  bunu  böceklerin  yogunluguna  göre  ilaçlama  yapan  uzman arkadaşlar  uyarıda  bulunmaktadır.

İlaçlamadan sonra ev temizligi nasıl yapılmalıdır : İlaçlama  yapılan  alanlar  deterjan  gibi  temizlik malzemesiyle  özenle  temizlenir , yerler  silinir ,bardak,tabak , kaşık , tencere  vb.. ürünler dikkatle yıkanır yıkanmadan içerisinde  gıda maddesi  tüketilmemelidir .

Evde çocuk varsa : İlaçlama  yapılan  evde  çocuk  varsa  ev  temizlenip  kokudan  arındırıldıktan  sonra  çocuk  ve  bebeklerin  kullandıgı  veya  ulaştıgı  ürünler , oyuncaklar  mümkünse kullandırılmamalı  yada  çok titiz bir şekilde  deterjanla  yıkanmalıdır.

İlaçlama bitim  süresi  geçince eve gelen bireylerden astım,bronşit,nefes darlıgı  ve buna benzer nefes alma verme sıkıntısı çeken solunum yolu raharsızlıgı olan   bireyler evin temizligi bitince ve ilacın etkisinin tamamen geçtigini anlayana kadar içeri girmemeleri tavsiye edilir bu konuda firmamız tarafından uyarıda bulunulur ve nezaman girecekleri hususunda bilgi verilir.

Kokusuz ilaçlama: kokusuz  ilaçlama  esnasında  evinizden  çıkmanıza  gerek  duyulmamakta  ilaçlama  yapıldıktan sonra   uzamnların size söyledigi  süre  zarfından  sonra  temizliginizi yapmanız yeterli olmakta.NOT: kokusuz ilaçlama esnasında astım,bronşit,nefes darlıgı ve bu benzeri hastalar kısa bir müddet evden çıkarılmaktadır.

Jel  ilaçlama  kokusuz ilaçlama : jel  kokusuz  ilaçlama  yapılma  esnasında  ev  sahipleri  günlük  ev  işleri  ve faliyetlerine  aynı  şekilde devam  edebilmektedir  jel  ilaçlama kokusuz  ve  temizlik  gerektirmeyen  bir  ilaçlama yöntemidir.

İlaçlama  fıyatlarımız mesafe  ve metrekareye  göre  degişiklik  gösterebilmektedir.

böcek-ilaclama_fiyatlari

Kanserojen Maddeler :

kanserojen maddeler: insan veya hayvan kanser olma kapasitesine sahip canlılardır. bağzı maddeler kansere teşfik edip yada o madde kanseri dahada ağırlaştıra biliyor, ancak kansorojen bulunan maddeler mutlak kanser edecek diye bir tabirde olamaz , birçok unsurun olmasına ragmen kansere kimyasal maddelerin neden oldukları düşünülmektedir bu maddeler diyer maddelerden daha fazla kansorojen olabilmektedir., bir maddenin kansorojen olabilmesi için o maddenin bilimsel olarak kanıtlanması gerekmektedir..

 SIVI İLAÇLARIN ETKİSİ : Sıvı kimyasallar etki ve etki bölgeleri hesaplanarak üretilen haşereler açısından yokedici ,tahrip veya kısmen tahrip edici etkilerini biliyoruz. Peki neyi bilmiyoruz mantıksal ve bilimsel olarak düşünüldügünde eklem bacaklılar oalarakta adlandırılan haşerelerin sinir sistemi , kemik ,omurga,solunum sistemleri ve daha birçok özellikleri biz insanlardan çok daha üstün ve örnek verek söylüyelim :farzedelim bir insan 6 kattan atlıyor ölme ihtimali %99.99  iken! bir haşere kendisine göre 6 kat sayılacak bir mesafeden atladıgında hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam eder buda haşerelerin yüksek dozda kimyasal maddelere maruz bırakıldıgını bizlere göstermiş oluyor.

SIVI İLACIN  ETKİSİ ÇOK MU ! : Sıvı ilacın etkisi bu varsayımlara dayanarak hesaplandıgında.Aktif maddesi % 5 deltamethrin olan sc 100 lük bir ilacı 10 metrekarelin bir odada farz edelim ulv motorla püskürttügümüzde gaz olarak bize geri döner .Bu ilacı aynı gaza bir insan maruz kaldıgında yaklaşık 10 dakika içerisinde zehirlenerek yaşamını yitirmektedir.Aynı ilaç haşerelere etkisi yaklaşık 20-60 dakika aralıgındadır buda bizlere ilaçlama yapmanın riskni göstermekte.

İLAÇLAMA YAPAN KİŞİNİN RİSKİ : İlaçlama yapmak sağlık bakanlıgının vermiş oldugu belgelere dayandırılarak yapılan bir iş haline gelmiş olup sağlık bakanlıgından ziyade insanların firmaların kendilerine dikkat etmesi gerekmekte.Nitekim ilaçlama yapan firma ve şahıslarda kanserojen sıvı ilaçların kullanıldıgı için bunlar solunum yoluyla cigerlere çekilmekte buda ilerleyen zamanlarda geri dönüşü olmayan hastalıklara neden olmaktadır.İlaçlama işlemlerini mümkün oldugunca uzman ekipler tarafından yaptırmak bizim ve ailemizin sağlıgı için daha faydalı olacaktır.

Böcek Nedir ?

Böcekler, eklem bacaklılar (Arthropoda) şubesinin sınıfı ve tür ve takson bakımından en kalabalık hayvan grubudur. 1milyondan fazla olan tür sayılarıyla dünyadaki en fazla türe sahip canlılardır. Dünyanın hemen hemen her yerinde bulunurlar ve bazen çok yoğun popülasyonlarda görülebilirler.. Her yıl birkaç bin tür buna eklenmektedir. Toplam tür sayısının 2.000.000 olduğu kabul edilmektedir. Tür, cins, familya gibi taksonomik kategoriler bakımından 6-10 milyon sayıya ulaşırlar ve Dünyadaki hayvanların %90 kadarını oluştururlar.

Türce en zengin böcek familyası cepkenli böcekgiller (Staphylinidae) familyasıdır. 2010 verilerine göre 56.768 türle canlılar (bitki ve hayvanlar) arasında en çok tür barındıran familyadır. İkinci en büyük böcek grubu hortumlu böcekgiller(Curculionidae) familyasıdır.

İnsanlar tarafından evcilleştirilen bal arısı ve ipek böceği gibi türleri bulunduğu gibi, bazı türleri de dünyanın çeşitli yerlerinde özellikle de Meksika‘da doğrudan besin olarak da kullanılırlar.

Neden Böcek İsmi Veriliyor ?sol üst: oynak sinek (Empis livida) sol orta: Harpactorinae sol alt:  ökaliptüs güvesi (Opodiphthera eucalypti) sağ üst:  hortumlu böcek (Rhinotia hemistictus) sağ orta: danaburnu (Gryllotalpa brachyptera)  sağ alt: yaban arısı (Vespula germanica)

Böcek adının Türkçede Insecta üyeleri için yoğun olarak kullanılması türlerinin çokluğu yüzündendir. Türkçenin tarihi gelişimi içinde böcek adı, Insecta dışındaki eklem bacaklıları da kapsayacak kadar geniştir. Bu kullanımı halk dilinde hâlâ görmemiz mümkündür. Insecta dışındaki eklem bacaklıları hatta diğer omurgasızlarıterim dışı olarak “böcek” adıyla anmak o kadar da yanlış sayılmamalı. Bu, adlandırmalarda kendini belli eder: kabuklulardan tespih böceği, örümceğimsilerden uyuz böceği, karından bacaklılardan sümüklü böcek gibi.

Takımın Latince bilim adı Insecta kelimesi Yunanca ἔντομον [éntomon] «parçalar halinde doğramak» kelimesinin 1600’lü yıllarda Latinceye insectum biçimindeki çevrilmesinden gelir. Yunanca kelime bugün böcek bilimi ya da böcekbilim de denilen entomoloji adında kalmıştır.

Genel tanım :

Kural olarak karasal hayvanlar olmakla beraber, derin denizlerin dibi dışında tüm biyotoplara uyum yapmış birçok türe sahiptir. Kutuplardan okyanuslara kadar hemen her ekosistemde ayakta kalmayı başarabilmiş canlılardır. Canlılar aleminin belki de en kalabalık sınıfıdır. Bu sınıfta 32 takım yer almaktadır.

Dış iskelet bulunur. Büyüme esnasında dış iskeletin neden olduğu kısıtlama, deri değişimi ile telafi edilir. Vücutlarında sadece çizgili kas bulunur,bu yüzden çok hızlı hareket ederler. Solunum trake sistemiyledir. Açık dolaşım sistemi görülür. Vücutta dolaşan solunum sıvısı “hemolenf” adını alır ve çoğunlukla renksiz, bazen de soluk yeşil-sarı renktedir. Vücutları bez bakımından zengindir. Çekici veya itici koku, mum, zehir, ipek, yağ, tükürük, antikoagülan madde gibi birçok maddeyi salgılamak üzere özelleşmiş çok sayıda bez taşırlar. Duyu organları ve sinir sistemleri iyi gelişmiştir. Birçok grupta, özel görevleri olan duyu organlarına rastlanır (yeri geldikçe açıklanacaktır). Avlanmak veya avcılarından korunmak için son derece başarılı uyumlar kazanmışlardır. Renklenmeleri büyük çeşitlilik gösterir. Bazılarında ışık çıkarma özelliği görülür.

Kural olarak yumurta ile çoğalırlar ve gelişmelerinde çoğunlukla bir metamorfoz görülür.

Bazı gruplarda koloni hâlinde sosyal yaşam örnekleri görülür. Yaşam ve beslenme şekillerine göre, ağız parçaları, anten ve bacak yapıları farklılık gösterir.

Vücut örtüsü :

Vücut örtüsü (integument): Embriyonik olarak iki tabakaya ayrılır. Üstte ektoderm kökenli epidermis ve kaide zarı; altta peritondan meydana gelmiş, hücreli ince bağdoku yapısında ve kasların üzerine yığılmış olarak durankutis bulıunur. Vücut örtüsü dıştan içe doğru şu katmanlara ayrılır:

  • Kutikula: Ektoderm kökenlidir ve epidermis tarafından salgılanır. İçerisine birçok organik ve inorganik birleşiğin katılmasıyla, çoğunlukla, sert bir yapı kazanır. İki çeşidi vardır: sert ve bükülmez olanları sklerit, daha yumuşak ve esnek olanları da zar (= membran) olarak adlandırılır. Kutikula, olağanüstü dayanıklı ve korunaklıdır. Suyu geçirmez. kutikulayı oluşturan maddelerin miktarı türe ve yaşa göre değişir. Örnek olarakAmerikan hamam böceğinde (Periplaneta americana) %37 su, %44 protein, %15 kitin ve %4 yağ içerir. Kutikula, 2 ( ya da 3) alt tabakadan oluşur.
    • Epikutikula: Vücut örtüsünün en üstteki tabakası olup kitinsizdir. 4 alt tabakaya ayrılır: sert tabaka, kutikulin tabakası, mum tabakası, dolgu tabaka.
    • Prokutikula: En tanınmış temel birleşiği kitindir. 3 alt tabakaya ayrılır: ekzokutikula, mezokutikula, endokutikula.
    • Subkutikula: Mukopolisakkaritlerden oluşmuş, granüler yapıda ve kitinsizdir.
  • Epidermis ya da hipodermis, üst deri: Tektir ve alt tabakalara ayrılmaz. Yapı ve işlev bakımından birbirinden farklılaşmış bir takım hücreler bulunur: 1. örtü hücreleri; 2. salgı hücreleri (: kutikula oluşturan bezler; mum bezleri; lak bezleri; tükürük bezleri; yağ bezleri; zehir bezleri; yakıcı bezler; koku bezleri; ipek bezleri; feromon bezleri); 3. kıl hücreleri; 4. duyu hücreleri; 5. önositler.
  • Kaide zarı (lamina basalis): Çok ince (0.2-0.5 µm) ve deliksiz yapıdadır.
  • Vücut boşluğu: Hemositler, kaslar, sinirler (kutikulaya da uzanır) ve bağdoku tabakası bulunur.

Baş bölgesi :

Baş (caput): Embriyonik olarak kaç segmentten yapıldığı tartışmalıdır. Başta bulunan segmentlerin her biri ayrı bir üye taşımadığından, ayrıca segmental gangliyonlardan bazıları da birbiriyle kaynaştığından dolayı, köken olarak segment sayısı kesin olarak söylenemiyor. 5 (en fazla 6) segmentten oluştuğu varsayılmaktadır:
1. preantennar : Embriyonik evrede görülür.
2. antennar : Duyargalar bu segmentteki gangliyona bağlıdır.
3. intercalar ; 4. mandibular ; 5. maksillar : Baştaki iç organları içine alan sert bir kapsül şeklinde birbiriyle kaynaşmıştır. Bağlantı yerlerine stur denir. Sturlar arasındaki alanlar alın (frons), tepe (vertex) ve yanaktır (genae).
6. labial

Duyargalar (antennae) : Kamçı şeklinde bulunan duyargalar içtençenelilerdeki gibi gerçek segmentli değildir. 3 bölümden oluşur. Kaide (scapus), ara bileziği (pedicellus) ve kamçı (flagellum). Böceklere özgü duyu organı olan Johnston organı, pedicellus bölümünde bulunur.

Gözler :

Optik sistemlerine göre 2 çeşit göz tanımlanır:

  • Nokta gözler ya da basit gözler (ocellus (sg) / ocelli (pl)): Tek optik aygıta sahip, çok defa birçok duyu hücresinden oluşmuş, bir ya da birçok rhabdomlu retina meydana getiren gözlerdir. Görevleri konusunda kesin bir bilgi yoktur. Bütün böceklerde aynı oldukları da tartışmalıdır. Birleşik gözlere etki eden uyarıların meydana getirdiği etkileri kuvvetlendirdikleri varsayılmaktadır. İki çeşidi vardır:
    • Yan nokta gözler: Holometabol böcek larvalarında başın yan taraflarındaki nokta gözlerdir.
    • Dorsal nokta gözler ya da tepe gözler: Nokta gözlerin ana tipidir ve ergin evrede oluşurlar. Bunlar alındave başın tepe çizgisinde olmak üzere 3 tanedir.

Tabanus bovinus sineğinde birleşik gözler

  • Birleşik gözler ya da petek gözler (oculi compositi): Çok sayıda bir çeşit nokta göz olan ommatidiumdan oluşmuştur. Her bir ommatitium kendi özel optik sistemine sahiptir. Ommatidiumların sayısı değişkenlik gösterrir. Kara sinekte (Musca domestica) 4000, dişi ateş böceğinde (Lampyris noctiluca) 300, mayıs böceğinde (Melolontha melolontha) 5100,Dytiscuslarda 9000, bazı Kızböceklerinde (Odonata) 10000-28000 kadardır. Büyüklükleri bir birleşik gözde aynı değildir.

renk görme: Böcekler 300-650 nm lik dalga boylarındaki ışınları algılarlar. Örnek olarak, Bal arısı (Apis mellifera) bu bant aralığında sarı, mavi-yeşil, mavi ve morötesi ışınları algılamalarına karşın, kelebeklerin aksine, kırmızıyı algılayamazlar. Ancak kırmızı çiçeklere, bu çiçekler mor ışınları yansıttığı zaman giderler. Güneş ışınlarındaki morötesi ışınları absorbe eden beyaz çiçekleri, morötesi ışının komplementeri olan mavimsi-yeşil; vişneçürüğü çiçekleri ise mavi olarak görürler. Bazı böceklerin (örn.Carausius morosus ve bazı kın kantlılar) renk görme yeteneği yoktur.

Ağız parçaları. A: çiğneyici, B: yalayıcı-emici, C: emici, D: sokucu-emici.
lr (kırmızı): üst dudak
md (yeşil): üst çene
mx (sarı): alt çene
lb (mavi): alt dudak
hp (D, uzun kırmızı): hypopharynx.

Ağız parçaları : Gerçek ağız üyeleri üst dudak (labrum), üst çene (mandibul), alt çene (maxilla) ve alt dudak(labium)tan oluşur.

Konumuna göre:

  • düşey yönelmiş ağız (orthognath): Ağız üyeleri vücut eksenine dik durur; ağız aşağıya doğru yöneliktir.
  • eğik yönelmiş ağız (prognath): Ağız üyeleri öne doğru yöneliktir; ağız ön-aşağıya doğru eğilmiştir.
  • öne yönelmiş ağız (hypognath): Ağız üyeleri ve ağzın kendisi öne doğru yönelmiştir.

İşlev bakımından:

  • çiğneyici ağız tipi (orthopteroid): Genelde çekirgelerde görülür. Temel ağız tipi olup diğerlerinin bundan geliştiği varsayılır.
  • yalayıcı-emici ağız tipi
  • emici ağız tipi
  • sokucu-emici ağız tipi

Boyun (cervix): Başa derimsi bir zarla yapışmıştır. Başla göğüs arasında sınırları belirsiz zarımsı bölgedir. Boynun ön kısmı başın son segmentine, arka kısmı ise göğsün ilk segmentine aittir.

Göğüs bölgesi :

Göğüs (thorax): Baş ile karın arasında bulunur. Yapıları birbirinden farklı olan üç segmentten oluşur: 1. prothorax; 2. mesothorax; 3. metathorax. Son iki segmente birlikte pterothorax denir ve kanatlar buraya bağlanır. Yönlerine göre 1. sternum (göğsün karın tarafı); 2. pleurum/pleura (göğsün yan tarafları); 3. tergum/tergi(göğsün sırt kısmı) adlarını alır.

Böcek bacağı
1: kalça; 2: uyluk bileziği;3: uyluk; 4: baldır; 5: ayak;6: pençe.

sinek

Bacaklar (arthropodium): Her göğüs segmentinde bir çift olmak üzere toplam 3 çift bacak bulunur. Köken olarak, vücut yan duvarlarının segmentsiz uzantılarından meydana gelmiştir. Daha doğrusu halkalı solucanların (Annelida) parapodiumlarından türemiş, yere daha iyi dayanabilmek için zamanla karın tarafına doğru kaymışlardır (< A. Demirsoy, Yaşamın Temel Kuralları, sa:46). Bacak segmentleri birbirlerine ya esnek bir zarla ya da birbirine uyabilen bir eklem oluşumuyla bağlanırlar. Bacağın vücuda bağlandığı yere kalça (coxa) denir. Daha sonra sırasıyla uyluk bileziği (trochanter), uyluk (femur), baldır (tibia) ve ayak (tarsus) kısımları gelir. En uçta çift tırnaktan oluşan pençe (ungues) yer alır. Tırnaklar arasında, çoğunluk derimsi yapıda, bazen sırt tarafı kitinleşmiş arolium denen bir balon vardır. Dinlenme sırasında simetrik olarak ön bacaklar öne, orta ve arka bacaklar geriye uzanacak şekilde durur. Böcekler bacak-ayak uçlarında yürürler. Bitler ise pençeye dayanarak yürürler.

Bacak tipleri:

  • yürüyücü bacak: En ilkel ve temel bacak tipidir. Örneği hamam böceğidir.
  • sıçrayıcı bacak: Çok kuvvetli kaslarla donatılmış bir femur ve oldukça kuvvetli bir tibia bulunur. Örneği çekirge ve pirelerdir.
  • çengelli tutunucu bacak: Ucunda tutunmak için bir kanca bulunan küt ve tek segmentli tarsus taşır. Örneği bitlerdir.
  • toplayıcı bacak: Bacağın tibiası genişleyerek polenleri toplayabilmek için, dış kısmında, uzun kıllarla çevrilmiş bir polen sepetçiği ve bununla ilişkin olarak aynı yerde boyuna bir çöküntü oluşur. Örneği işçi arılardır.
  • temizleyici bacak: Duyargaları toz ve polenlerden temizleyebilmek için, ön bacakta tibia, belirgin olarak femurdan daha küçüktür ve ön uç kenarı fibula denen hareketsiz bir çıkıntı taşır. Örneği arılardır.
  • yüzücü bacak: Tibia ve özellikle segmentsiz tarsus, eğilmez bir plaka şeklinde gelişerek kürek gibi kullanılır. Örneği Notonecta ‘dır.
  • yakalayıcı bacak: Coxa, çok fazla uzayarak, öne doğru yöneltildiğinde ön bacağın başın çok ötesine uzanması sağlanmıştır. Femurun ön kenarı ise birçok dişçikle bir testere gibi tırtıklanmıştır. Femurun karşısına gelen tibia, bir çakının kapanması gibi, femur üzerine çok hızlı bir şeklide kapanır ve böylece av sımsıkı yakalanmış, çok defa da kısmen parçalanmış olru. Örneği peygamberdevesidir.
  • kazıcı bacak: Öne doğru yönelmiş bacaklar, bir kulaç atar gibi, yanlardan döndürülerek arkaya doğru itilir. Genişlemiş olan tibia bir kürek gibi hizmet görür. Örneği danaburnudur.
  • yapışıcı bacak: Kavuşma sırasında dişiyi yakalayabilmek için bir yapışma organı gelişmiştir. ÖrneğiDytiscus ‘tur.

Kanatlar :

Hayvanlar âleminde kanatlar ilk önce böceklerde çıkmıştır ve bunlar uçabilen tek omurgasız grubudur. Kuşlar ve yarasalardaki gibi ön üyelerin değişmesiyle oluşmamıştır. Pterothorax’ta bulunurlar. Kas ve segment taşımadıklarından üye olarak kabul edilmezler.

Boyuna (kaideden uca uzanan) damarların hepsi trake taşır. Bu trakeler bacaklara giden trakelerden türemiştir. Enine damarlar kanadın sağlamlaşması için oluşmuştur ve hiçbir zaman trake taşımazlar.

Kelebeklerde kanatlar pullarla kaplanırken, hamam böcekleri ve çekirgelerde ön kanatlar (tegmina) derimsi olarak kitinleşmiştir. Kın kanatlılarda ön (üst) kanatlar (elitra) kuvvetlice kitinleşip koruma görevi üstlenmişlerdir. Sineklerde arka kanatlar, Stepsiptera’da ise ön kanatlar denge organına (halter) dönüşerek uçma işlevini yitirmiştir.

İkincil olarak sonradan kanat yitimi, özellikle mağara böceklerinde ve bit gibi parazitlerde (kullanma gereği duymadıkları için), yüksek dağlarda yaşayanlarda (rüzgâra kapılıp sürüklenmemek için) ve saklanarak yaşayanlarda (engellere takılıp yırtılmaması için) görülür.

Uçulmadığı zamanlarda kanatlar kulağakaçan, çekirge, hamam böceği, peygamberdevesi, kın kanatlılar gibi gruplarda katlanmış olarak dururken, pul kanatlılar, kız böcekleri, zar kanatlılar ve çift kanatlılar gibi gruplarda katlanmayıp açıkta dururlar.

Karın bölgesi :

çekirge (Leptophyes punctatissima’) yumurtlama borusu

Karın (abdomen): Sindirim borusunun büyük bir kısmını, kalbi ve eşey bezlerini içine alır. Ön kısmıyla göğüse bağlanır ve arkaya doğru genellikle gittikçe azalır. 11 segment ve sölom kesesi ve gangliyonu olmadığı için segment olarak kabul edilmeyen bir telsondan oluşmuştur. Karın segmentlerinde göğüste görülen gerçek üyeler ve kanatlar yoktur. Segmentleri üç ana grupta değerlendirilir:

  • progenital segmentler : İlk 7 segmenttir.Çok basit olarak kitinleşirler. Sırt tarafındaki plakalara tergum (sg) / tergit (pl), karın tarafındaki plakalara ise sternum (sg) / sternit (pl) denir.
  • genital segmentler: 8. ve 9. segmentlerdir. Bu segmentler çiftleşmeyi sağlayavak şekildedir. Genelde dişilerin eşey açıklığı 8. segmentte ya da onun arkasındadır. 7. segmentin ektodermal eşey deliği taslağı dışarıya açılmaz, 8. segmentin tek yapıda olan açıklık taslağıyla bağlantı hâline geçerek vajina ‘yı oluşturur. Uzantıları yumurta koymaya yarayan boru şeklindeyumurtlama borusu (ovopositor) hâline gelir. Erkeklerinki 9. segmentten dışarıya açılır. Bir üye olarak kabul edilmeyen erkek kopulasyon organı sınıflandırmada büyük öneme sahiptir.
  • postgenital segmentler: 10. ve 11. son segmenttir. Telson civarında anüs bulunur. 11. segmentin üye taslağından oluştuğu varsayılan ve dolayısıyla da bir karın üyesi olarak kabul edilen iki taraflı serkus (cercus (sg) cerci (pl)) çıkar. Sırta doğru kayarak artık harekette kullanılmaz ve dokunaç (duyarga) işlevi görür. Şekli de çoğunlukla küçük bileziklerden meydana gelmiş bir anten gibidir.

Solunum sistemi :

Böceklerde temel solunum biçimi trake sistemidir. Altı bacaklılar (Hexapoda) ile çok bacaklılar (Myriapoda) alt şubeleri trakeliler (Tracheata) adı altında bir üst grupta toplanırlar. Çünkü her iki grupta da integümentin içeriye çökmesiyle trake sistemi oluşmuştur. Böceklerde trake sistemi her organa ulaşacak şekilde dallara ayrılmıştır. Dolaşım sisteminin solunuma katkısı pek azdır.

Kın kanatlı bir böcekte karın stigması

  • Solunum delikleri ya da stigmalar: Trake sisteminin dışarı açılan penceresidir. Pleuranın zarımsı kısımlarında bulunur. Başta stigma bulunmaz; oksijeni göğüsten gelen trakelerle sağlar. Birinci göğüs segmentinde kural olarak stigma bulunmaz. Günümüzün böceklerinde genel olarak 19 çift stigma bulunur. Suda yaşayan larvalar stigmalarını çoğu kere tıkarlar. Bunlarda trake ya integüment (deri) içerisinde, bazen son bağırsakta birçok dallara ayrılarak oradaki ince deriden gaz alışverişi yapar ya da vücudun çeşitli yerlerinden, özellikle karından dışarıya doğru trakelerle donatılmış keseler hâlinde çıkarak solunum için kullanılır. Karada yaşayan böceklerde stigmaların açılıp kapanması, su yitirilmesinin önlenmesi bakımından hayatî öneme sahiptir. Stigma dudaklarından birisi çoğunlukla hareketsiz, diğeri hareketlidir.
  • Trake sistemi: Stigma dudağının hemen altında trake sistemi başlar. Filogenetik olarak her segment kendi otonom stigmasına sahiptir. Bununla birlikte bazı ilkel böceklerde ve gelişmiş böceklerin çoğunda, her segment bir çift stigma taşımaz. Ektodermin, stigmaların bulunduğu yerden içeriye çökmesiyle oluşurlar. Her stigmadan uzanan kısa bir dal yatay olarak vücut içerisine girerek bir dorsal, bir visceral ve bir de ventral dalcığa ayrılır. Dorsal daldan vücudun sırt kısmındaki kaslar ve integüment; visceralden bağırsak, Malpighi tüpleri, eşey bezleri, yağ cisimcikleri; ventral daldan ise, karın kasları, sinir ve karın derisi yararlanır. Yalnız mezotorakstan öne doğru protoraksı ve başı besleyebilmek için bir ventral bir de dorsal kol çıkarak uzanır. öne doğru uzanan dorsal koldan beyne, göze, üst dudak bölgesine ve duyargalara kollar uzanır. Ventral koldan ise, bütün protoraksa, ilk bacak çiftine, alt dudak bölgesine ve ağız üyelerine kollar gönderilir. Stigma taşıyan her iki göğüs segmentinde, ventral koldan bir dal çıkarak bacak trakesini yapar.

Özellikle iyi uçan böceklerin trake sisteminde ilave gelişmeler (trake kollarında çoğalma ve dallanma) görülür. En çok görülen şekli ana trake kollarının genişlemesiyle meydana gelen trake keseleri ya da hava keseleri denen oluşumdur. bu kesecikler, mayıs böceğinde (Melolontha) olduğu gibi, fazla sayıda fakat küçük olabilir. Diğer taraftan bal arısında (Apis mellifera) olduğu gibi birçok küçük hava kesesinin kaynaşmasıyla az sayıda fakat büyük yapıda hava keseleri ortaya çıkar. Hava keselerinin hepsi havanın depo edilmesi için kullanılır. Keselerden çıkan ince dallar ve borular dokulara kadar uzanır. Ayrıca bu keseler miksosölü sıkıştırmak suretiyle dolaşımı hızlandırır ve dokulara besin ulaşımının daha etkin olmasını sağlar. Trake duvarlarından kan sıvısına sızan oksijen kısmen erimiş durumda bu sıvıda taşınabilir.

Sindirim sistemi :

Sindirim organları :

Stilize edilmiş Malpighi tüpü (çekirge tipi)
orta bağırsak (Midgut)
son bağırsak (Hindgut)
göden (Rectum)
sağ Malpighi tüpü (Malpighian tubule)

Ön bağırsak: Başta bulunan ağız açıklığı ile başlar. Ektodermal stomodeumdan meydana gelmiştir. Epiteli ektoderm epiteli gibi kutikula (intima) içerir.

  • Yutak (pharynx): Güçlü halka kaslarla ve genellikle sırt kısmında boyuna uzanan kaslarla donatılmıştır. Lümenidilator denen ışınsal kaslarla genişleyebilir. Bu kaslar aracılığıyla yutma hareketi meydana gelir. Halka kasların peristaltik hareketi ile, besin, daha sonraki bölmelere aktarılır
  • Yemek borusu (esophagus): Halka kasların zayıf gelişmesi ve boyuna kasların kaybolmasıyla özellik kazanmıştır.
  • Kursak (ingluvies): çok zayıf halka ve boyuna kaslarla donatılmıştır. Bu kaslar birbirleriyle kaynaşma (anastomoz) yaparlar ve gevşek bir ağ oluştururlar. Çok fazla genişleme yeteneğine sahip kursak, çoğunlukla besin macunu ya da havayla doludur.
  • Çiğneyici mide (proventriculus): Halka ve boyuna kaslar çok gelişmiştir. İç tarafta intimanın diken, diş ve çeşitli şekillerde birçok çıkıntısı, kasların etkisiyle birbirine sürtünür ve bu arada besin parçaları öğütülür. Besinin orta bağırsağa geçişi çiğneyici midenin son kısmındaki kasların düzenlemesiyle olur. Besinin gerisin geriye gelmesini de son kısımdaki kapakçıklar (valvula cardica) önler.

Orta bağırsak (mesenteron): Endodermden meydana geldiği için ön bağırsakta olduğu gibi kitinle astarlanmamıştır. Genellikle önde göğüs içine kadar uzanmaz.

  • Kör bağırsak (caeca): Ön bağırsağın orta bağırsağa açıldığı yerde çelenk şeklinde ya da çift olarak dizilmiş birçok tüpçükten ibarettir. Bunlar yapı bakımından orta bağırsağa benzer ve bağırsak yüzeyini büyültmeye yarar. Bazı böceklerde kör bağırsak yüzey ve hacim bakımından orta bağırsaktan daha büyük olabilir.
  • Mide (ventriculus): Belirsizdir.
  • Besin zarı (peritrophic membran): Özellikle katı besinlerle beslenen böceklerde orta bağırsak epiteli tarafından salgılanan koruyucu yapıdır. Bu zar, kitin fibrillerinden yapılmıştır ve esas maddesi proteindir. Her besin alımında bu zar yeniden oluşur.

Son bağırsak: Ön bağırsak gibi ektodermal kökenli olduğundan kitinle astarlanmıştır. Kuvvetli yapıda iç tarafta boyuna kaslar, dış tarafta da halka kaslar bulunur.

  • Pylorus: Artık maddelerin ve Malpighi tüplerinden gelen maddelerin toplanması için balon şeklindedir.
  • Valvula Pylorica: Halka şekinde kuvvetli bir kasla donatılmış epitel kıvrımdır. Orta bağırsak içeriğinin daha sonraki kısımlara geçmesini düzenler ve ayrıca besin zarının mekanik olarak parçalanmasını sağlar.
  • İnce bağırsak (ileum): Son bağırsağın orta kısmını oluşturur.
  • Kalın bağırsak (colon): Yapısı ile ince bağırsaktan büyük farklılıklar göstermez. Sonunda bir epitel kıvrımı görülür.
  • Valvula Rectalis: Kuvvetli bir daralma meydana getirerek valvula pylorica gibi besin zarının ortadan kaldırılmasında yardımcı olur.
  • Göden ya da arka bağırsak (rectum): Çok defa kaslı bir kese şeklinde büyümüştür. Duvarları kalın bir epitel taşır ve alışılagelmiş şekilde 3-6 kadar rektal püskülle donatılır. Dışarıya açıldığı yer iki taraftan anüs kapakları ile sınırlanmış anüstür.

Sindirim ve Beslenme

Böcekler öncelikli olarak bitki yiyicisidirler. Bununla birlikte canlı hayvanlarla beslenenlerden tek tür besine özelleşmiş (örn. balmumu güvesi) beslenenlere kadar her çeşit beslenme tarzına rastlanır. Kural olarak etle beslenenlerde bağırsak en kısa, bitkiyle beslenenlerde uzun ve dışkı yiyicilerde ise en uzundur.

Besinleri genel olarak üç ana grupta toplanır: Protein, karbonhidrat ve yağ. Bu besinleri parçalamak için enzimler (amilaz, maltaz, invertaz, laktaz, proteaz,karbohidraz, peptidaz, lipaz, selülaz) salgılanır. Bazı yırtıcı (Adephaga, Planipennia) ve leşçil (Panorpa) böceklerde dış sindirim görülür. Sindirim, çoğunlukla orta bağırsakta olur, fakat termitlerde arka bağırsaktadır. Ön bağırsakta emilme (daha çok hamam böceklerinde yağ emilir) pek azdır. Orta bağırsak emilmenin esas merkezidir.

Boşaltım sistemi

Böceklerde boşaltım sistemi Malpighi tüpleri denen özel yapılardan oluşur. Dışkının şekli bazı türlerde (odun güvelerinde ve odun yiyen diğer bazı böceklerde) karakteristik olup tanıma anahtarlarında kullanılırlar.

Dolaşım Sistemi :

  • Yağ doku ya da Yağ cisimcikleri (corpus adiposum): Diğer hayvanların karaciğerine analog bir organdır. Esas görevi besin maddelerinin depolanmasıdır. Faklı böcek gruplarında değişik yapılar gösterir. Çok defa membrana proporia ile çevrilmiş düzensiz gevşek doku loblarından oluşmuştur. Lobların oluşmasıyla hemolenfe büyük bir yüzey sağlanır. Yağ doku en gelişmiş halini birçok holometabol böceğin larvasında gösterir. Arıların gelişmiş larvalarında bütün vücut ağırlığının % 60-65’i yağ dokudan oluşmuştur. Çok defa yağ doku simbiyontların yerleştiği yerdir.
  • Sırt damarı eşittir kalp ve aort: Böceklerdeki sırt kan damarı ya da sırt damarı (arteria) geçmişteki kapalı dolaşım siteminden arta kalmıştır. Ontogenetik olarak sölom kesesinin sırt tarafındaki hücrelerden meydana gelmiştir. Bu hücrelerin oluşturduğu banta kardioblast denir ve kardioblastın kenarlarının yukarıya doğru kıvrılmasıyla sırt tarafında bir boru meydana gelir. Bu yüzden damarın lümeni ikincil vücut boşluğunun bir parçası olmaktan ziyade, birincil vücut boşluğunun bir kalıntısıdır. Kural olarak, sırt damarı, arkada kapalı, önde açık, duvarları ince ve başın arka kenarından abdomenin sonuna kadar perikardiyal sinüs içerisinde uzanan bir torba şeklindedir. Sırt damarında ön ve arka kısım diye iki bölge ayırt edilir. Arka kısım abdomende bulunur ve kalp adını alır. Duvarları sadece belirli çizgili halka kaslardan yapılmıştır. Sırt damarının ön kısmı aort adını alır. Duvarları, kalbin duvarları gibidir ve keza onun gibi kasılgandır. Fakat kas lifleri daha ince ve daha zayıftır. Kalp ve aortu birbirinden ayırmak zordur.
  • Diyaframlar: Hemolenfin vücut içerisinde dolaşımını sadece kalp sağlamaz. Yapı ve işlev olarak kalbe bağlı sırt diyaframı (dorsal diaphragma) dolaşımda önemli görevler alır. Odonata, Hymenoptera, Lepidoptera gibi bazı gruplarda, karnın ventral tarafında, çoğunlukla orta kısmında ayrıca bir karın diyaframı(ventral diaphragma) bulunur. Gerçek kapalı dolaşım sistemindeki damarların görevini yüklenen hemolenf boşluklarına sinüs denir.
  • Hemolenf ya da kan: Birincil ve ikincil vücut boşluklarından meydana gelmiş vücut boşluklarında dolaşan sıvıya hemolenf denir. Toplam vücut ağırlığının % 5-40’ını oluşturur. Bu miktar larvalarda her zaman erginlerden daha fazladır. Çok defa renksiz, pigmentler dolayısıyla nadiren hafifçe yeşilimsi sarı renkli bir sıvıdır. Besin maddelerinin bağırsaktan organlara, atıkların dokulardan boşaltım organına ve hormonların gerekli yerlere iletilmesini sağlar. Diğer bir görevi yaraları kapamaktır.

Sinir ve Endokrin sistemleri :

Sinir sistemi
(A – termit B – dalgıç böcek C – sinek)
1 – yutak üstü gangliyonu
2 – yutak altı gangliyonu
3 – vücut gangliyonları

Sinir sistemi :

Böceklerin sinir sistemi, boyuna ve enine bağlantılarla birbiriyle ilişkide olan, çok defa çift gangliyonlardan oluşmuş birmerkezi sinir sitemi ile, bu merkezlerden çıkarak tepkime organlarına uzanan periferik sinirlerden ve çeşitli şekillerdekiduyu organlarından meydana gelmiştir.

Sinir sisteminin yapı taşları olan sinir hücresi (nöron) farklı bölümlerden oluşur. Hücre gövdesi (perikaryon), omurgalı hayvanların nöronlarından farklı olarak, birçok glia hücresinden meydana gelmiş birkaç tabakalı bir kılıfla örtülmüştür. Omurgalı hayvanlar için çok karakteristik olan Nissl tanecikleri (İng. Nissl body) böceklerde pek az ya da tipik olmayan durumlarda belirgindir ve bunların perikaryon içerisindeki dağılımı da aşağı yukarı tekdüzedir. Endoplazmik retikulum,Golgi aygıtı, yaşlılık pigmentleri ve serbest ribozomlar, yalnız perikaryonda bulunmasına karşın, granüller vemitokondriler düzenli olarak hücre uzantılarının içerisine de göç ederler. Sinir uzantıları, akson ve dendritlerden oluşur. Akson ve dendritler her iki yönde de iletim yeteneğine sahiptir. Bu iki yönlü iletimi engeleyip tek yönlü iletilmesini sağlayan yapıya sinaps denir. Merkezi sinir sisteminin sinir düğümleri gangliyonlardır. Sinir sisteminin dağılımı (tipografisi) gangliyonlar tarafından olur. Gangliyonlar üç ana gruba ayrılır: 1. Yutak (ya da özofagus) üstü gangliyon (cerebral ganglion), üç bölümden oluşur: protocerebrum, deutocerebrum, tritocerebrum. 2. Yutak (ya da özofagus) üstü gangliyon, mandibular, maksillar ve labiyal gangliyon biçiminde üçe ayrılır. 3. Vücut gangliyon zinciri, göğüs gangliyonları ve abdominal gangliyonlar diye ikiye ayrılır.

Sinir sistemi çoğu kez endokrin sistemiyle birlik oluşturur

Endokrin sistemi :

Çok hücrelilerin hepsinde hormon sistemi filogenetik olarak sinir sisteminden gelişmiştir. Bu yüzden bütün hormonal olayların denetim mekanizması yüksek organizasyonlu hayvanlarda sinir merkezlerindedir. Böceklerde bu denetim mekanizması nörosekretorik hücrelerdir.

Nörosekretorik hücreler: Böceklerde hormon sisteminin en üst düzenleyici merkezidirler. Ektoderm hücrelerinin yeteneğini saklayan nöronlar salgı meydana getirirler. Salgı, granüller ya da sıvı halinde oluşur, hücre gövdesinde ve aksonlarda biriktirilir ve sinir uyarımıyla en azında aksonlar aracılığıya iletilir ve salgılanır. Daha sonra tekrar meydana getirilir. Bu böyle döngü olarak devam eder. Sinir salgıları her zaman hemolenfe verildiği için hormon olarak kabul edilir ve nörohormonadını alırlar. Hormon ya da salgı, hücre gövdesinden, tepki yapacağı organa, bir aksonla gönderilir ve orada hemolenfe verilir.

Nörohemal organlar: Uzun zamandan beri corpora cardiaca ‘nın böceklerin tek nörohemal organı olduğu kabul ediliyordu. Bu organ, birçok böcekte aortun açık ön kısmında bulunur; ya birbirinden ayrı çift hâlindedir ya mediyan kısımda kaynaşarak tek bir vücut olmuştur ya da hiposerebral gangliyon ile kaynaşmıştır. Diğer bir nörohemal organ Rhodnius prolixus adlı böceğin abdomen sinirinde tespit edilmiştir. Son zamanlarda yapılan birçok araştırmada yeni nörohemal organlar bulunmuştur.

Böceklerde nörohormonlarla işlevleri düzenlenmeyen birçok hormon bezi (endokrin bezi) bulunur: protoraks bezleri, ventral ( ya da sevikal) bezler, perikardiyal bez.

Böcek hormonları içinde en dikkate değer olarak, larva evresini geçirmesinde etkili olan gençlik hormonu (juvenil hormon) ile deri değiştirmesini sağlayan deri değiştirme hormonu (metamorfoz hormonu, ekdizon hormonu) sayılabilir.

Üreme :

kelebek (Lepidoptera) çiftleşmesi

kız böceği (Odonata) çiftleşmesi

Eş bulma ve kur: Dişi, erkek tarafından aktif olarak aranır. Bu aramada en etkin faktör feromonlardır. Sesle bulma, çekirge ve ağustos böceklerinde yaygındır. Kur, birçok böcekte duyargalarla dokunmayla yapılır. Pul kanatlılarda ve günlük sineklerde özel kur dansı vardır.

Çiftleşme: Kural olarak, penisin dişi organına sokulmasıyla meydana gelir. Hemiptera’da olduğu gibi sperma ya doğrudan doğruya reseptakuluım içerisine boşaltılır ya da birçoğunda olduğu gibi vajina veya bursa kopulatriks içerisine boşaltılır ve spermalar daha sonra kendileri reseptakulum içerisine girerler. Birçoğunda spermalar spermatofor içerisinde iletilir. Spermatofor, erkeğin yardımcı bezleri tarafından salgılanan sert bir kabukla örtülü, içerisinde spermaların bulunduğu bir kese ya da pakettir. Bu paket ya penis tarafındanbursa kopulatriks içerisine itilir (kelebeklerde ve bazı kın kanatlılarda) ya da dişinin eşey açıklığına yapıştırılır (çekirgelerin birçoğunda).Kız böceklerinde erkeklerin ikinci abdomen segmentinde yardımcı kavuşma organları oluşmuştur. Çiftleşmede her iki eşeyde de görülen yardımcı çiftleşme organları birbirine sıkıca uyacak şekildedir. Bu organlarda meydana gelecek bir değişiklik, çiftleşmeyi başarısız kılar. Bu sebeple böceklerde tür tanımlanmasında en çok bakılan ve taksonomik özellik açısından en çok güvenilen organlar bu yardımcı çiftleşme organlarıdır. Çiftleşmenin yeri, zamanı ve süresi değişkenlik gösterir.

Yumurtlama: Böceklerin bir kısmının yavrularını canlı olarak doğurdukları (vivipar), bir kısmının larva (larvipar) ya da pup (pupipar) halinde çıkardıkları bir yana bırakılırsa, çoğu tek tek ya da paket halinde (kokon) yumurta döker.

Gelişim :

Yumurtadan çıkış: Koryonun parçalanmasında en sık görüleni yarılma çizgisi boyunca kabuktaki incelmedir. Patlama çizgisinin oluşmadığı durumlarda larva, yumurta dişi (oviruptor) denen kuvvetlice sklerotize olmuş çıkıntılar yardımıyla dışarı çıkar.

Yumurtadan ya ergine benzeyen (hemimetabol) nimf ya da hiç benzemeyen (holometabol) larva bir yavru çıkar. Çoğunlukla her ikisine de yani nimf’e de larva denir. Yumurtadan çıkan larva postembriyonik olarak gelişmeye devam eder. Büyüme, deri değiştirme ile olur. Son deri değiştirildikten sonra tamamen gelişmiş ergin (imago) meydana gelir. Gelişme evrelerine göre larva, pronimf, nimf, prepup, pup diye çeşitlere ayrılırlar. Deri değiştirme erginlikte de sürebilir (Apterygota ve Ephemeroptera).

Çekirgede yarı başkalaşım

Yarı başkalaşım (hemimetabol başkalaşım): Larva evresi ergine benzer. Gerçek pup evresi yoktur.

  • Palaeometabol başkalaşım
    • Epimetabol başkalaşım (Ametabol başkalaşım): Erginlerden farkı, eşey organlarının tam gelişmemeiş olmasıdır. Thysanura takımında görülür.
    • Prometabol başkalışım: Larva suda yaşar; kanat taslakları adım adım gelişir; abdomen solungaçları görülür. Ergin evreleri çok kısadır ve ağız parçaları körelmiştir. Ephemeroptera’da görülür.
  • Heterometabol başkalaşım
    • Archimetabol başkalaşım: Suda yaşarlar, trake solungaçları vardır. Odonata ve Plecoptera’da görülür.
    • Paurometabol başkalaşım: Kanatlar adım adım gelişir. Çoğu karada yaşar. Orthopteroidea, Blattopteroidea ve Hemipteroidea’da kısmen görülür.
  • Neometabol başkalaşım
    • Homometabol başkalaşım: Kanatlar preimajinal evrede ortaya çıkar. Phylloxeridae’nin kanatlı dişilerinde görülür.
    • Parametabol başkalaşım: İlk iki larva evresinde kanat taslağı yoktur, yaşlı larva ayaksızdır. Son iki nimf evresinde ve ergin evrede besin alınmaz. Coccina erkeklerinde görülür.
    • Allometabol başkalaşım: Kanatsız, yassı yapılı dört larva evresi vardır. Aleyrodina’da görülür.
    • Remetabol başkalaşım: kanatsız iki larva evresi (pronimf) ve bunu izleyen, sakin, kanat taslaklı iki nimf evresi vardır. Tripslerde (Thysanoptera) görülür.

Tam başkalaşım (holometabol başkalaşım): Larva evresi ergine hiç benzemez. Gerçek pup evresi vardır.

Larva tipleri:Dosya:Ontwikkelstadia wespenpoppen.jpg

  • Oligomer larva (protopod larva): Abdomen segmentleri tam gelişmemiş, mandibulun dışındaki diğer üyeler de körelmiştir. Platygasterinae’de görülür.
  • Eumer larva: Vücut segmentlerinin hepsi gelişmiştir.
    • Tırtıl (polipod larva, eruciform larva): Abdomenlerinde işlevleri farklı olan üyeler (yapışma organlarıyla donatılmış küt ayaklar) vardır. Karada yürümeye uyum yapan ve yalancı bacaklar denen bu ayaklar, eklemsiz olduklarından gerçek üye sayılmazlar. En zararlı larva tipidir ve pul kanatlılarda (Lepidoptera) görülür.
      • Mühendis tırtılı: Toplam 5 çift bacak vardır. 3 göğüs bacağı, 9. ve 10. segmentteki anüs bacağı. Mühendis böceği(Geometridae) türlerinde görülür.
      • Yalancı tırtıl: 6-8 çift bacak vardır. Symphyta alt takımından zar kanatlılarda (Hymenoptera) görülür.
    • Oligopod larva: Abdominal üyeler körelmiştir.
      • Campodeid larva: Bugün böceklerin dışında sınıflandırılan içtençenelilerden çatal kuyruklular (Diplura) takımında görülür. Fakat, bazı kın kanatlılarda (örn. Carabidae) ve Neuroptera’da da görülür.
      • Kadılokması (tombul larva, manas tipi larva): vücut genel olarak tombul, abdomenin arka ucu tipik olarak şişkinleşmiştir. her zaman kıvrık olarak bulunurlar. çok zararlıdırlar. Mayıs böceğinde (Melolontha) görülür.
      • Tespihböceği larvası: Göğüs, vücudun en gemiş yerini oluşturur ve arkaya doğru gittikçe daralma meydana gelir. Silphidae familyasından kın kanatlılarda görülür.
      • Erucoid larva (tırtılımsı larva): kum ve bitki parçalarından oluşturdukları kılıfla birlikte yaşarlar. Trichoptera’da görülür.
      • Kurt (kurtçuk, apoda larva, rim tipi larva): Göğüs üyeleri ya kalıntı halinde körelmiş ya da tamamen kaybolmuştur. Ayakların ortaya çıkması puplaşmadan sonra olur. Kutikulanın sklerotize olmamasıyla özellik kazanmışlardır. Kapalı yerlerde yaşadıklarından gözleri gelişmemiştir.
        • Başlı kurt (kafalı larva, eucephala larva): ön kısımda sklerotize olmuş bir baş kapsülü vardır. Kadılokmalarında olduğu gibi abdomenin son kısmı şişkindir. Arılarda (Apidae ve Scolytidae) görülür.
        • Başsız kurt (kafasız larva, acephal ve hemicephal larva): baş kuvvetlice körelmiş ve kısmen larva vücudunun içerisine çekilmiştir. Brachycera grubundan çift kanatlılarda görülür.

Bir ağustos böceğinin puptan çıkması (Tibicen sp.)

Pup (krizalit, koza): Larva evresi ile ergin evre arasında hareketsiz ve besin alınmayan evredir.

  • Çeneli puplar (pupa dectica): Yaşlı puplarda hareketli ve kuvvetlice kitinleşmiş mandibulların bulunmasıyla özellik kazanmışlardır. Trichoptera, Neuroptera, Megaloptera, Mecoptera ve Micropterygidae’de görülür.
    • Çenesiz puplar (pupa adectica): Kitinleşmiş ve hareketli mandibulları yoktur. Diğer gruplarda görülür.
      • Serbest puplar (pupa exarata)
        • Gerçek serbest puplar (pupa libera): En çok bulunan formdur. Kın kanatlılar (Coleoptera), pireler (Siphonaptera) ve zar kanatlılarda (Hymenoptera) görülür.
        • Çıngıraklı pup (pupa dipharata): Bunlarda sondan bir önceki larva evresinin derisi atılmaz. Son larva pup olduğu zaman, bu deri yavaş yavaş pup derisi hâline dönüşmeye, içerisine pigment ve ürik asit granülleri yığılmaya başlar ve bir kitinleşme meydana gelir. Sallandığında ses geldiği için bu adı almışlardır. Cyclorrhapha sineklerde görülür.
      • mumya puplar (pupa obtecta): Vücut uzantıları serbest olarak durmaz. pup evresine girerken eksuviyal sıvının katılaşmasıyla bu uzantılar bir mumya gibi vücuda yapışır. Birçok kelebekte, uğur böceği (Coccinellidae), Nematocera ve Brachycera’da  görülür.
      • Başkalaşım sonrası gelişme:

        Olgunlaşma: Ergin evresi kısa olan ve bu evrede çoğunlukla beslenmeyen Ephemeroptera, Plecoptera, bazı Homoptera ile Lepidoptera türlerinde eşey bezleri, puptayken işleve hazır hâle gelmektedir ve kısa olan ömürlerini cinsel olgunlukla geçirmezler. Bir başka deyişle erginliğe ilk adımlarını attıklarında, cinsel açından olgunlaşmışlardır. Diğer böceklerde ise erginlik sonrası eşey bezlerinin bir olgunluk süreci vardır.

        Yaşlılık devresi: Erginlerde yaşam süresince sadece dış organlar (pul, kıl vs.) değil, aynı zamanda iç organlar da aşınır. Metabolizmanın etkinliğini kaybetmesinden dolayı atık maddelerin son türevlerinden olan pigmentlerin gittikçe çoğaldığı görülür. Birçok organ buna bağlı olarak işlevlerini büyük ölçüde yitirir. Yaşlanan böceklerde uçuş isteği azalır ve uyarılabilme yeteneği büyük ölçüde düşer. Gangliyon hücrelerinde, sitoplazma dejenerasyonu, kromatin yığılmaları ve hücre bağlantılarında gevşemeler olur. Atık maddeler atılmayıp vücutta birikir. Ölüm, beynin ölmesiyle değil, hücre metabolizmasının durmasıyla ortaya çıkar.

Renklenme :

dev leopar güvesinde (Ecpantheria scribonia) renk ve desen

Böceklere esas rengi veren deridir. Oluşumuna göre 2 gruba ayrılır:

  • Pigment renkleri: bulundurdukları renk maddelerinden (pigmentlerden) dolayı bazı ışınları emer, bazılarını da yansıtırlar. Yansıtılan bu ışınlar böceğin rengi olarak görünür: 1. kutikula pigmentleri (: melanin); 2. [sub]epidermis pigmentleri (ommokromlar; pterin; safra renk maddeleri; besinlerle birlikte alınan karotin, likopin, ksantofil gibi renk maddeleri); 3. salgı maddelerinin oluşturduğu renkler.
  • Yapı renkleri: Kutikulada bulunan lamelciklerin çeşitli dizilimleriyle, ışığın farklı dalgalarının farklı yönlerde kırılması sonucu ortaya çıkar. Doğanın en canlı renkleri bunlardır. Özünde herhangi bir renk maddesi yoktur.

Renklenme ve desen oluşumu: Vücut üzerinde, çoğunluk türlere özgü, çeşitli desenler bulunur. bunların şekli genellikle kalıtsal olmasına karşın, büyüklükleri ve koyulukları, çevre koşulları ve iç koşullarla denetlenebilir. kalıtsal renkler hemen her zaman simetrik olarak ortaya çıkar. Modifikasyon renklerde bu simetri bazen görülmeyebilir. Beslenmenin, sıcaklığın, eşey hormonlarının, parazitlerin renk oluşumu üzerindeki etkisi çok fazladır.

Uçma :

Böcek kanadının temel uçuş hareketi
a kanatlar
b eklem yerleri
c dorsoventral kaslar
d longitudinal kaslar

Uçabilen tek omurgasız hayvan grubu böceklerdir. Göğsün (thorax) ikinci (mesothorax) ve üçüncü (metathorax) segmentlerinde yer alan pterothorax kaslarının büyük bir kısmı uçma işlevini yüklenmiştir. Epipleural kasın antigonistik etkisiyle keza subalar kasın katkısıyla büyük kanatlar katlanma yerlerinden açılarak uçmaya hazırlık yapılır. Uçma, göğüs kaslarının doğrudan doğruya ya da dolaylı etkisiyle gerçekleştirilir.

  • Dolaylı etkiye sahip kanat kasları: Bunlarda kaslar doğrudan doğruya kanada bağlı değildir. Kasların kasılması birçok mekanik düzenekle bir titreşim (vibrasyon) meydana getirir ve bu titreşim kaslara iletilir. Kanatlar, çırpılmadan daha çok bir titreşim hareketiyle yönlendirilir.
  • Doğrudan doğruya etkili kaslar: Bunlarda kaslar doğrudan doğruya kanatları hareket ettirir. kanat hareketleri daha yavaştır.

Kız böceklerinde (Odonata) iki tip kasın birleşik hareketini görmek olasıdır. Kural olarak ilkel böceklerde ya yatay (Odonata) ya da temel olarak dikey (Ephemeroptera) uçuş sözkonusudur. Kanatlar kural olarak yukarıdan aşağıya doğru çırpılır. Kanatların aşağıya doğru çırpılmasında arka kanadın arka kenarı zayıf damarlı olduğu için yukarıya doğru, yukarıya doğru çırpıldığında ise aşağı doğru bükülür.Birinci durumda havaya dayanma yüzeyi büyürken, ikinci durumda dayanma yüzeyi küçülür ve dolayısıyla hayvan, toplam değer bakımından yukarıya doğru iten bir güç kazanır. Böceklerin birçoğunda yatay ve dikey uçma yetenekleri birleştirilerek her yöne uçma niteliği kazanılmıştır. Bu yetenek, kanatları kulaç atar gibi döndürmek için gelişen kaslar aracılığıyla olur. Ayrıca manevra yeteneğini artırmak ve uçuş etkinliğini yükseltmek için kanadın kaidesine yakın anal sahada ve jugumda (bazen vannusda) büyük ölçüde küçülmeler görülür.

İlkel kanatlı böceklerde her kanat çifti kendi başına bağımsız olarak çırpılır; fakat senkronize edilir (yani her iki kanat çifti de aynı zamanda çırpılır). Yalnız kız böceklerinde kanat çiftlerinin çırpılması alternatiftir (yani biri diğerinden sonra çırpılır). Bu şekilde kanat çırpan kız böceklerinin uçuş hızı çok yüksektir. Bir ön kanadını bir arka kanadını çırpan kız böceklerinde vücudun takla atmasını önleyebilmek için özellikle karında uzama görülür.

Diptera (sinekler) takımı, böcekler içinde en iyi ve en hızlı uçan böceklerdir.

Sınıflandırma :

Goliath beetle.jpg
Archaeognatha — Taş gümüşçünleri
Dicondylia
Zygentoma — Gümüşçünler
Pterygota — Kanatlı böcekler
Ephemeroptera — Günlük sinekler
Metapterygota
Neoptera
Eumetabola
Endopterygota
Coleopterida
Coleoptera — Kın kanatlılar
Hymenopterida
Hymenoptera — Zar kanatlılar
Neuropterida
Megaloptera
Neuroptera — Sinir kanatlılar
Raphidioptera
Panorpida
Amphiesmenoptera
Lepidoptera — Pul kanatlılar
Trichoptera — Kundak böcekleri
Antliophora
Diptera — Çift kanatlılar
Mecoptera — Akrep sinekleri
Siphonaptera – Pireler
Strepsiptera — Yelpaze kanatlılar
Paraneoptera
Condylognatha
Thysanoptera — Saçak kanatlılar
Hemiptera — Yarım kanatlılar
Archaeorrhyncha
Clypeorrhyncha
Coleorrhyncha
Heteroptera
Sternorrhyncha
Psocodea
Phthiraptera — Bitler
Psocoptera — Kitap bitleri
Polyneoptera
Anartioptera
Polyorthoptera
Dermaptera — Kulağakaçanlar
Orthopterida
Notoptera
Panorthoptera
Phasmatodea — Cadı çekirgeleri
Orthoptera — Düz kanatlılar
Polyplecoptera
Plecopterida
Mystroptera
Embiodea
Zoraptera
Plecoptera — Taş sinekleri
Dictyoptera
Blattodea — Hamam böcekleri
Isoptera — Termitler
Mantodea — Peygamberdeveleri
Odonata — Kız böcekleri

http://esenyurtevilaclama.com/  https://www.furkanbocekilaclama.com/

22.05.2015
122
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Kerem
Kerem
Merhaba
Size nasıl yardımcı olabiliriz?